Deprem yardımlarına el koyan devlet, STK’lerden destek istiyor

Depremlerin ardından halkın seferberliğiyle toplanan yardımları AFAD eliyle engelleyen ve el koyan iktidar şimdi de STK’lere ‘gıda ve hijen kiti gönderin’ mesajı atıyor.

Maraş merkezli gerçekleşen depremlerin ardından depremzede yurttaşlar, sosyal medyada ve erişebildikleri medyalarda çadır ve su dahil olmak üzere temel ihtiyaçlara erişimde çektikleri büyük sıkıntıları anlatıyor. Ancak depremin ilk birkaç gününden sonra müdahalede “eksik” kaldığını kabul eden ve “helallik“ isteyen iktidar, deprem öncesi ve sonrası yaşanan eksikliği ise “asrın felaketi” gibi propagandalarla görünmez hale getirmeye çalışıyor.

OHAL ilanı ve AFAD eliyle halkın yardımlarının tekelleştirilmeye çalışılmasının ardından, 9 Şubat’ta İçişleri Bakanlığı sivil toplum kuruluşlarına attığı mesajla bölgeye hijyen ve gıda kiti göndermesini istedi. Bu mesajları alan dernek başkanlarından Dersim Yenigün Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Çağla Yolaşan ve Mersin Mimoza Kadın Derneği Başkanı Çiğdem Göksoy ile istenen desteği ve devletin deprem bölgesine müdahalesini konuştuk.

Yolaşan bakanlığın bu talebini, “Televizyonlarda büyük şovlarla toplanan milyarlarca liralık paranın, yıllardır vatandaşın ödediği deprem vergilerinin akıbetini bilmek istiyoruz. Bu bütçe Türkiye’de binlerce STK’nin bir araya gelse oluşturamayacağı bir bütçe. Bizler deprem bölgelerindeki vatandaşların ihtiyaçlarının giderilmesi için elbette canla başla çalışırız, çalılıyoruz da” şeklinde değerlendi.

GIDA VE HİJYEN KİTİ İSTEDİ

İçişleri Bakanlığı dernek başkanlarına attığı mesajında  “Malumlarınız olduğu üzere yüzyılın afetinde yaralara bir nebze de olsa merhem olabilmek adına hem devlet, hem millet, hem de STK’lar olarak inanılmaz bir gayret gösterdik ve göstermeye devam ediyoruz. Ancak özellikle STK’lar olarak afet bölgesindeki kardeşlerimize yönelik faaliyetlerimizin devam etmesi her şeyden önce insani bir sorumluluk olarak karşımızda durmakta. Bu kapsamda aşağıdaki linkte belirtilen listedeki gıda ve hijyen kitlerinin bölgedeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması konusunda desteklerinizi bekliyoruz” denildi.

Kendilerine daha önce de böyle mesajlar geldiğini söyleyen Çiğdem Göksoy, bakanlıktan ve valilikten gelen talepleri ” ‘Sahada çalışan kişiler var mı, varsa kaç kişi?’, ‘Ayni veya nakdi desteğiniz var mı?’ gibi sorular sorulmuştu. Bir sonraki mesajda da öncelikle yaptığımız yardımlar için teşekkürlerini sunduklarını ve ardından da yaşamsal malzemelere ihtiyaç duyulduğundan yardımlarınızın devam etmesini dilediklerini söylemişlerdi. Valilikten de beni arayıp yapılan yardımların neler olduğuyla alakalı teyit istediler. Şimdi gelen yeni bir mesajda ise yine teşekkürlerini iletip bölgedeki gıda ve hijyen malzemeleri ihtiyaçlarının neler olduğuna dair bir liste gönderip bu yardımların nerelere yönlendirilmesi gerektiğinden bahsettiler” şeklinde anlattı.

“DEVLET YETERSİZ KALDI”

Bu zamana kadar müdahalede oldukça yetersiz kalındığını ifade eden Yolaşan, “Biz Dersim Yenigün Kadın Dayanışma Derneği olarak Malatya’da bulunan çadırkentlere gittiğimizde depremin üzerinden 7 gün geçmişken ilk kez bizden hijyen malzemesi aldığını söyleyen kadınlar oldu. Bir çok bölgede en temel ihtiyaçlar hâlâ karşılanabilmiş değil ve bu noktada ciddi bir organizasyon eksikliği hâlâ devam ediyor” dedi.

Aynı şekilde ilk iki-üç gün STK’lar dışında herhangi bir ilgili kuruluşun devreye giremediğini söyleyen Göksoy ise, ” ‘Helallik’ istemelerinin arkasında da bu var. Hâlâ daha da halkın dayanışmasının çok daha ileri boyutta olması sayesinde bugüne gelebildiğimizi gözlemliyoruz. Deprem ardından Mersin’e yaşanan yoğun göç sebebiyle deprem bölgelerine gönderilen malzemelerin aynılarından buraya da ihtiyaç var ancak henüz böyle bir adım yok maalesef. Depremzedeler deprem bölgesinde yaşadıklarına göç ettiği bölgelerde de maruz kalıyor” ifadelerini kullandı.

“YARDIMLARIMIZ ARTIK ENGELLENMESİN”

Müdahaledeki yetersizliğin aşikar olmasına rağmen OHAL’in ardından gönderilen yardımların engellendiğini hatırlatan Yolaşan durumu, “Sivil toplum kuruluşlarının, siyasi partilerin, sendikaların alandaki çalışmalarını engellemeye dönük girişimleri, kayyum atanan cemevlerini, el konulan yardım araçlarını da gördük bu süreçte. Diğer taraftan bakanlıktan gelen bu çağrı sonrasında deprem bölgelerindeki çalışmalarımızda umarız artık bir engelleme yaşanmaz. Ve bu büyük yaralar STK’lerin sınırlı gücüyle değil devletin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesiyle bir an önce sarılır” şeklinde anlattı.

Göksoy ise yaşanan engellemeleri, devletin şimdi de STK’lardan yardım istemesine sebep olan yetersizliği saklama çabası olduğunu vurgulayarak, “İşlerde liyakatin göz önünde bulundurulmaması, Kızılay’ın, AFAD’ın halinin ortaya çıkması, temel yiyeceğin, kanın bile satış malzemesine dönüşmesi halkta bir güvensizlik yarattı. Bu güvensizlik sonucunda da halk kendi dayanışmasını güçlendirdi. Bu çalışmanın devamlılığını böyle getirdiler” dedi.

 

Nisa Sude DEMİREL
İstanbul 

Evrensel Gazetesi

Diğer Haberler

Anna Lindh Foundation

Anna Lindh Foundation’in düzenlediği Sivil Toplum Kuruluşlarında Dijitalleşme ve Lobicilik